İdari Özet
Gelecek
için Mesleki Eğitim ve Öğretim Öğretmenlerinin Profesyonelleşmesi (PROFF)
İdari özet
Bu rapor ‘Gelecek için Mesleki Eğitim ve Öğretim Öğretmenlerinin
Profesyonelleşmesi’ başlıklı bir araştırma projesinin sonucudur. Proje, TTnet (Eğitimcilerin Eğitim Ağı) Danimarka ve TTnet Finlandiya tarafından ortak olarak koordine
edilmiştir. Hollanda, Fransa, İtalya, Norveç ve Portekiz TTnet’leri
ortak olarak yer almışlardır.
Gelecek için Mesleki Eğitim ve Öğretim Öğretmenlerinin
Profesyonelleşmesi TTnet’lerde daha önce yapılan
çalışmalara dayanmakta ve Helsinki’de 2001 yılında düzenlenen TTnet çalıştayında sunulan
bulgular ve sonuçlar üzerine inşa edilmektedir. Bu çalıştayın
amacı, Mesleki Eğitim ve Öğretim öğretmenleri için o anki ve gelecekteki zorlukların
belirlenmesi olmuştur. Çalışmalar sırasında tanımlanan zorluklar şunları
içermektedir: yeni hedef gruplarına mesleki eğitim sağlanması ihtiyacı, öğrenci
merkezli yaklaşımlara doğru eğitim kuramı ve eğilimindeki değişen modeller, bir
eğitim ve yönetim aracı olarak bilişim ve iletişim teknolojisinin artan rolü,
iş piyasalarındaki yeni gelişmeler, ulusal Mesleki Eğitim ve Öğretim
mevzuatındaki değişiklikler ve Mesleki Eğitim ve Öğretimin düzenlendiği biçimi
ile uluslararası hale getirmenin etkisi. Bu çerçeve içinde, Gelecek için
Mesleki Eğitim ve Öğretim Öğretmenlerinin Profesyonelleşmesi projesinin amacı bu zorlukların AB Üye Devletlerinde nasıl
karşılandığına bakılması, ‘iyi uygulama vakalarının’ tanımlanması ve bu örnek
çalışmaların ulusal Eğitimcilerin Eğitim ağları vasıtasıyla Avrupa seviyesinde yayılması ve tartışılmasıydı.
Proje, ulusal TTnet’ler tarafından toplanan vaka
çalışmalarına dayanmaktadır. Katılan ülkelerin her birinden (Danimarka,
Finlandiya, Fransa, İtalya, Hollanda, Norveç ve Portekiz) dört ya da beş adet vaka çalışması toplamaları istenmiştir. Daha
sonra bunlar içinden derinlemesine araştırma için 10 vaka seçilmiştir.
Çalışma, tüm ülkenin Mesleki Eğitim ve Öğretim eğitmeni sıkıntısı ile karşı
karşıya olduğunu ya da yakın zaman içinde bu tür bir
kısıntı ile karşılaşacağını göstermektedir. Bu öğretmen ve eğitmen eğitimini iyileştirmeyi
zorunlu hale getirmektedir. Birçok Mesleki Eğitim ve Öğretim reformu bu konuya
yeterince dikkat göstermemiştir.
Çalışma, incelenen tüm ülkelerde Mesleki Eğitim ve Öğretim reformunun,
eğitimin düzenlenmesi üzerinde ve öğretmenlerin çalışma uygulamaları ve öğretme
tekniğini üzerinde önemli bir etkisi olduğunu ortaya çıkarmıştır. Birçok Avrupa
ülkesinde Mesleki Eğitim ve Öğretim reformu ayrıca birçok profesyonel eğitmenin
artık resmi olarak gerekli niteliklere sahip olmadığı anlamına da gelmektedir.
Vaka çalışmaları öğretmenlerin edinmesi ve öğretmen eğitiminin sağlaması
gerekli olan bazı bilgi ve becerilere işaret etmiştir: Bunlar aşağıdaki
konuları içermektedir:
·
modern pedagojik kuramın öğrenici merkezli yaklaşımına
paralel olan yeni pedagojik beceriler (‘pedagojik güncelleme’) ve şuan eğitim
alan bireylere sunulmakta olan iş başında öğrenme teknikleri;
·
modern teknolojiler ve çalışma uygulamalarına ilişkin
güncel ‘mesleki’ beceriler (‘mesleki güncelleme’);
·
iş dünyası ve işverenlerin ihtiyaçlarının farkında
olunması;
·
takım çalışması ve ağ oluşturma için beceriler;
·
yönetim, organizasyon ve iletişim becerileri.
İncelemeler bu becerileri Mesleki Eğitim ve Öğretim öğretmenleri ve
eğitmenlerine sağlamak için bazı strateji programlarının kullanılmakta olduğunu
göstermektedir. Birkaç farklı program aynı temel eğilimleri göstermektedir.
Birçok Avrupa ülkesinde, sürekli Mesleki Eğitim ve Öğretim öğretmen eğitimi
programları, kuramsal çalışmanın kendi okullarındaki pratik çalışma ile
sırasıyla yer değiştirdiği bir ‘ikili’ yaklaşımı benimsemiştir. Diğer bir
eğilim de öğretmenlerin mesleki yetkinliklerini güncellemek amacıyla iş başında
öğrenme programları olarak iki ila üç aylık sürelerle şirketlerde çalışmasıdır.
Katılımcılar bu tür programların canlandırıcı bir deneyim sağladığı,
motivasyonlarını teşvik ettiği ve eğitimlerine gerçekçilik eklediği konusunda
hemfikirdir. İş başında öğrenmeye katılarak öğretmenler bulundukları
şirketlerdeki eğitmenler ve yöneticiler ile bağlantılar tesis ederler. Bu bağlantılar
daha sonra öğrencilerine destek vermelerine yardımcı olabilir. Aynı zamanda,
çoğu kez herhangi bir öğretmen eğitimi almayan işyeri eğitmenleri için profesyonel
Mesleki Eğitim ve Öğretim öğretmenleri ile daha yakın temas faydalı olabilir.
Akreditasyona ilişkin olarak Gelecek için Mesleki Eğitim ve Öğretim
Öğretmenlerinin Profesyonelleşmesi projesi, akreditasyonu
önemli olarak kabul eden birbirinden farklı ülkeler arasında bir derece uyum
tespit etmiştir. Gelecek için Mesleki Eğitim ve Öğretim Öğretmenlerinin
Profesyonelleşmesi projesi tarafından ele alınan bazı programlar bir üniversite
derecesi ya da öğretmen sertifikasyonunun diğer
biçimlerini sağlayan tam bir eğitim programı sağlamaktadır. Diğer programların
çoğu, daha kısa olmalarına rağmen katılımcıların daha sonraki eğitimleri
sırasında kullanabileceği krediler sağlamaktadır. Kimi zaman, kurs
sertifikaları katılımcıların terfi ve/veya ücret artışları kazanmasına imkan sağlar.
Projenin uyum tespit etmediği bir alan finansman modelleridir. Farklı
ülkelerdeki yaklaşımlar arasında büyük farklılıklar mevcuttur. Bazılarında finansmanın
ana kaynağı Avrupa Sosyal Fonu olup bu, finansmanın kaçınılmaz bir şekilde yeni
Üye Devletlere yönlendirilmesine karşı olan eğilim nedeniyle gelecekte
belirsizlik olması anlamına gelmektedir. Bazılarında da, finansman yerel, bölgesel ya da merkezi hükümetler tarafından ya
da doğrudan eğitim kurumlarının kendi bütçeleri tarafından sağlanır. Birkaç
ülkede eğitim alanlar eğitimlerinin bir kısmı ya da
tümü için ödeme yaparlar. Diğerlerinde, eğitim ücretsiz olarak sağlanır. Bir vaka
çalışması üzerine yapılan gözden geçirme, çoğu kez yeterli mali destek olmaması
nedeni ile öğretmenlerin eğitime erişiminin kısıtlandığını öne sürmektedir.
Proje tarafından ele alınan diğer bir kritik konu da öğretmenlerin
profesyonel açıdan iyi durumda olmasıdır. Bu ulusal Mesleki Eğitim ve Öğretim
sistemlerinin yeni Mesleki Eğitim ve Öğretim öğretmenlerini işe almaya ve
mevcut personellerini muhafaza etmeye mücadele ettikleri bir dönemde haksız
biçimde ihmal edilmiş önemli bir konudur. Vaka çalışmaları öğretmenlerin iyi
durumda olmasına yönelik birkaç önemli konu tanımlamakta ve öğretmenlerin
işlerinden memnuniyetini arttırmak için tasarlanmış stratejilerin somut
örneklerini vermektedir. Çalışma öğretmenlerin iş yüklerinin azaltılmasına
önemli katkı yapabilen bir ‘kolej yaklaşımı’ için kritik bir ihtiyaç
tanımlamıştır.
Çalışma, vaka çalışmalarında ele alınan programların etkisini ölçmektedir.
Tam bir değerlendirme henüz mümkün olmamakla birlikte okul yönetimleri bunun öğretmen
beceri ve motivasyonu üzerinde olumlu bir etkisi olduğunu düşünmektedir. Bu değerlendirme
iyileştirme için en azından birkaç öneri yapmış olan program katılımcılarının
çoğu tarafından paylaşılmaktadır. Daha kuvvetli yönetim sorumluluğuna yönelik
talep önemli olup, bu öğretmenlerin çalıştıkları eğitim kurumlarının kısa
vadeli öncelikleri ile çeliştiğinde dahi öğretmenlerin hizmet için eğitim
programlarda yer almak için yeterli zamanı olmasını sağlamaktadır.
Rapor ana bulguları özetleyerek ve politika belirleyiciler ve uygulayıcılar
için bir dizi öneri hazırlayarak sona ermektedir. Politika belirleyicilere
yönelik öneriler aşağıdaki gibidir:
(a) Mesleki Eğitim ve Öğretim reformu Mesleki Eğitim
ve Öğretim personelinin eğitimi için yeterli imkanlar sağlamalıdır;
(b) eğitim Mesleki Eğitim ve Öğretim personelinin
farklı kategorilerinin farklı ihtiyaçları ile yerel ihtiyaçları karşılayacak
biçimde farklılaştırılmalıdır;
(c) orta kademe yönetim ve diğer öğretim dışı
personele daha iyi eğitim sağlanmalıdır;
(d) işyeri eğitmenleri için eğitimi iyileştirmek esastır;
(e) özellikle bir reform tarafından teşvik edildiğinde
eğitim programlarında değişim tüm paydaşları konuya dahil etmeli ve
katılımcıların bir sahiplik ve reforma bağlılık duygusu geliştirmesine izin
vermelidir;
(f)
etkin Mesleki
Eğitim ve Öğretim, eğitim kurumları ve sanayi arasında daha yakın irtibatlar
gerektirir. Bu en iyi biçimde kuramsal eğitiminin işletmede iş başında öğrenme
ile sırayla yer değiştirdiği bir yaklaşım benimseyerek elde edilebilir;
(g) öğretmenler için olan eğitim ikili bir yaklaşım
benimsemelidir. Öğretmenlerin kendilerinin de iş başında öğrenmeye katılmaları esastır;
(h) politika belirleyiciler iş yüklerini azaltarak,
mali teşvikleri arttırarak ve daha tatmin edici bir çalışma ortamı sağlamak
için çaba göstererek öğretmenlerin profesyonel açıdan iyi durumda olmasına daha
fazla dikkat etmelidir;
(i)
hizmet için
eğitim düzenli ve zorunlu olmalıdır.
Uygulayıcılar
için ana öneriler şunlardır:
(a) eğitim yöneticileri ve öğretmenler, okullar ve
yerel şirketler arasında daha yakın temasları teşvik etmelidir;
(b) eğitim, kuram ve uygulamayı entegre etmelidir. Bu
hem sınıfta öğretim hem de iş başında öğrenme gerektirir;
(c) eğitim öğretmenlere yönetim, organizasyon, danışmanlık
ve iletişim becerileri sağlamalıdır;
(d) eğitim programları öğretmenler ve eğitmenler kendi
eğitim ihtiyaçlarına tanımlamada ve eğitimi tasarlamada yer aldığında en iyi
çalışır;
(e) Mesleki Eğitim ve Öğretim öğretmenlerinin ve
eğitmenlerinin profesyonel gelişimi bireysel olarak öğretmenlere
bırakılamayacak kadar önemlidir. Yeterlilik geliştirme kurumsal değişim ile el
ele gitmelidir.
(f)
öğretmenlerin
çalışma kültürlerinde değişim bağlılık ve zaman gerektirir. Öğretmen ve öğretim
programları, sadece yöneticiler kendi aktif katılımları ile bağlılıklarını
gösterirse ve öğretmen eğitimine yeterli zaman ve mali destek sağlanacağı
güvence altına alınırsa etkin olacaktır.
Yayının tamamını görmek için bkz:
Cedefop
panorama serileri
Katalog
No: TI-AF-04-006-EN-C